6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 38 maddesinde ifade edilen ve bu güne kadar 3 defa ertelenerek yürürlüğe girmeyen maddeleri, eğer tekrar erteleme gafletine düşülmezse 1 Temmuz 2020 de yürürlüğe girecektir. Bu madde de “MADDE 38 – (1) Bu Kanunun; a) (Değişik: 12/7/2013-6495/56 md.) 6 ve 7 nci maddeleri; 1) 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2020 tarihinde, yürürlüğe girer.” denilmektedir.

 Bu güne kadar 3 defada toplam 7,5 yıl erteleme yapılan bu maddelere dayanarak birçok işletme Kanunun tamamı ertelenmiş gibi algılamakta ve yasanın uygulanması gecikmektedir. Burada bahsedilen ertelemeye konu olan 50 den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler yönelik 2017 de yapılan yasal düzenleme ile her işverenin veya işveren vekilinin alacağı eğitim ve sertifika ile kendi işletmesinin İş Güvenliği Hizmetlerini yerine getirebilmesi mümkün kılınmıştır. Eğer kendileri yapmak istemezlerse o zaman İş Güvenliği Uzmanına ihtiyaç duyacaklardır. Ayrıca uygulamanın yürürlüğe girmesi halinde ihtiyaç olacak İş Yeri Hekimi ihtiyacını da Aile hekimlerinden veya hizmet alacakları işyeri hekimlerinden karşılayabileceklerdir.

Diğer bir konu da Kanunun 6. Maddesine bağlı olarak Kamu Kurumlarında yapılan ertelemedir. Burada da sanki tüm Kanun ertelenmiş gibi algılanmakta ve birçok Kamu Kurumu bu maddeye bağlı olarak İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarını yerine getirmemektedir. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere bazı Kamu Kurumları ülkemize model oluşturabilecek çalışmalara imza atmışlar ve bu model tüm kamu kurumlarında uygulanabilmelidir.

Kanunun uygulamasında başarı sağlanması, can ve mal kaybının en aza indirilmesi (mümkünse hiç olmaması) için öncelikle Kamu Kurumlarında uygulamanın eksiksiz yerine getirilmesi ve örnek olunması gereklidir. Aynı işi yapan ve özel sektörde hizmet veren bir işletme İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarını yerine getirmekle yükümlü iken Kamu Kurumu 6331 Sayılı Kanunun 6. Maddesindeki İş Güvenliği Uzmanı, İş Yeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personeli bulundurma yükümlülüğünü taşımamaktadır. Kamu kurumlarında da tehlikeli ve çok tehlikeli işletmeler mevcuttur ve erteleme gölgesinde yaşamaktadırlar. Bu durum da hem sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşmasını engellemekte, hem de uygulama da büyük bir eksikliğe yol açarak Anayasa nın 10. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesine ters düşmekte ve Kamu Kurumlarına imtiyaz sağlamaktadır. Mevcut durumda Kamu kendi ihtiyacını karşılayabilecek personele sahiptir ve daha fazla erteleme yapılmamalıdır.

Oysa insanı merkezine alan bu Kanun daha tam olarak uygulanmadan inanılırlığını yitirmiş ve tüm çalışanlarımızı sağlıklı ve güvenli çalışmaya karşı alınacak tedbirlerin artmasına sebep olmak yerine ortaya zorlama bir yapı olarak karşımıza çıkmıştır. Devlet, işveren ve çalışanlar olarak bu kanunun getirdiklerinin başarıya ulaşması için el ele çalışmak yerine, 7,5 yıldır daha ne kadar ertelenecek sorusunun cevabı aranmakta ve gereksiz bir beklenti içerisine girilmektedir.

Her şeyden önemli olan insan hayatına zarar verecek her türlü çalışma ve düşünce kabul edilemez. Bunun ekonomik hiçbir karşılığı olamaz. Bu sebeple bedeli kanla ve canla ödenmiş İş Sağlığı ve Güvenliği Kuralları ihmal edilemez ve ertelenemez.

İş kazalarının yol açtığı can ve mal kaybının telafisi olmadığı gibi bu alanda yapılacak yatırımlar başta can kayıplarını engelleyeceği gibi GSMH kayıplarının azalmasına da büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca Kamu’da ve az tehlikeli işletmelerde uygulamanın yürürlüğe girmesi ile özel sektör de hareketlenecek ve ulaşılmak istenen hedefe daha çok yaklaşacaktır.

Efor OSGB İstanbul; Tecrübeli İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyle İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinizde kaliteli ve güvenilir OSGB’dir. Efor OSGB ile Geleceğe GÜVENLE Bakın!

Leave a Reply